Excerpt for Anatolia poetry anthology 4 by sabit ince , available in its entirety at Smashwords

ANADOLU ŞİİR ANTOLOJİ 4 Sabit İNCE

MEHMET SAİT ŞİMDİ /AHMET TUFAN ŞENTÜRK. AŞIK ZAVALLI, AŞIK SEFİL SELİMİ /HALİL SOYUER/MÜBERRA KIRAN/BİLAL TARANOĞLU, GARİP OZAN VE AŞIK ALİ ÇATAK, ABDÜLVAHAP KOCAMAN ANISINA

ANADOLU ŞİİR ANTOLOJİSİ-4

6 BURHAN AKBAŞ

6 SEZEN AKOLUK

10AYSEL ALTUNTAŞ

2 BARIŞ ARDAHAN

6 İBRAHİM ETHEM BİNGÜL

6MUSTAFA BOZKURT

2 HAMİT BÖLÜCEK

10 MUSTAFA ÇOLAKOĞLU

12 VELİ DALBUDAK

8 K.HÜSEYİN DEMİRCİ

4 ORHAN DEMİRTAŞ

2 ÖMER EKİNCİ (Micingirt)

2 AHMET ERDEM

6 ARZU EŞBAH

2 ELİF GELİR

6 AŞIK HADDADİ

6 DİLEK HOKKAÖMEROĞLU

10MEHMET IŞIKOĞLU

SABİT İNCE

10YUNUS KARACA

A RIZA KORKUT

4 İBRAHİM KURT

2 GALİP KURDOĞLU

2 HATİCE KUZU

2ERDAL OĞUZ

6 GÜLSEREN ONAY

4 İSHAK ÖZLÜ

4 MEHMET SARI

2 NADİRE SÖNMEZ

2 SÜLEYMAN TAŞÇI

YUSUF TER

6 NUSRET TURAN

4 MERAL YAGCIOĞLU

ASIM YAPICI

2 ABDULVAHAP YILDIZ

6 İSRAFİL YILDIZKAN

2HARUN YİĞİT


1. Baskı ARALIK-2005 Kayseri.

yayınevi ve yazar ismi belirtilmeden alıntı yapılamaz. Şiirlerin tüm hakları şairlerine aittir.


ANASAN YAYINLARI : 51

ŞİİR SERİSİ : 36


T.C. KÜLTÜR BAKANLIĞI

ISBN: 975-8941-06-4



HABERLEŞME ADRESİ :

ANASAN YAYINLARI

Fuzuli Cad. No:75/A

Kocasinan-Kayseri

Tel & Faks: 0 352 2355750-

İnternet: http://anasan.8m.com

E-mail : anasanyayin@hotmail.com


GÜNDÜZ KİTABEVİ-SAHAF

DEMET 7.SOKAK NO: 7/B

YENİMAHLALLE / ANKARA


YAYINA HAZIRLAYAN:

Sabit İNCE - sabitince@hotmail.com


KAPAK TASARIM:

Mehmet Hasoğlu

Güneş Ajans-0352 3367615


BASKI- CİLT :

Genç Ofset Matbaacılık

Kayseri

Tel : 0 352 2229068- 0 352 2229078

ANTOLOJİ-4 ÇIKARKEN

Anadolu şiir antolojisi-4 ile yine sizlerle beraberiz.Elbette antoloji hazırlamak da kolay değildir. Tabii Anadolu şiir antolojileri artık bir aile, bir gönül yuvası haline geldi. Gönül yuvasında bir araya gelen ve gelecek olanları da bir antoloji de toplamak artık bizim için bir görev oldu. İşte bu Antoloji de aynı 3.cilt gibi değişik kalemlerin ve kendilerine pek rakip çıkarmak istemeyen doyumsuz ve aşağılık kompleksi ile kendinden başkalarının varlığını kabul etmeyen ve paylaşmaktan nasipsizlerin “Aman rast gele kişileri alma, her şiiri koyma” telkinlerine rağmen şiir yazmak isteyen, kendi şiirlerini başkalarıyla paylaşmak isteyenlere bir fırsat, bir kapı olmalı, onlarda yazdıklarını başkaları ile paylaşma ve “biz de varız” deme imkânını bulabilmeliydiler. Tek amacımız budur, bu amaçla hiç de profesyonellik iddiamız olmadan hazırlanmış ve sizlere sunulmuştur. Biz her zaman olduğu gibi yeni ve genç şairlerin elinden tutmaya, defterlerinizde kalmış şiirleri başkalarına sunmanıza fırsat vermeye çalıştık, vereceğiz ve bundan sonraki ciltlerde daha farklı imzalarla, daha farklı şairlerle beraber olacağız. Buna inanıyor ve gelen taleplerden bunu görüyorum. Antolojiler yer alan şairlere ve onların çevresine de ulaştığı için şahsi çıkarılan kitaplardan daha etkili oluyor inancındayım. Gelen mektup ve mesajlardan bunu anlıyorum. Yeni antoloji de yine beraber olmak dileğiyle, bu antolojilerin herkese açık olduğunu bir kez daha belirtirken, katılan ve katılmak isteyip de yer bulamayan tüm dostlara mutluluk dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

SABİT İNCE

Anasam Eski Genel Başkanı, Şair-yazar-Bestekâr

ANASAN YAYINLARI ve ANADOLU SEVDASI DERGİSİ Sahibi.

Burhan Akbaş

1966 Şanlıurfa/Viranşehir Doğumlu. Viranşehir YIBO’ nu çeşitli nedenlerden dolayı, terk etmek zorunda kaldım. Ba-

ba mesleği hayvancılık ve ziraatla uğraştım, daha sonra değişik dallarda serbest ticaretle uğraştım. 1990 da Almanya’ya yerleştim. Evli ve 6 çocuk babasıyım. halen çalışıp Eğitim eksikliğimi de Köln açık ilk öğretimde devam ediyorum. Şiirleri YUSUF TER üstadımdan esinlenerek yazmaya başladım. Bu konuda katkılarından dolayı teşekkürlerimi sunarım. Ve şiirleri, dışarıya vurama- dığımız, tanımlayamadığımız en güzel duygularımızın dili olarak tabir ederim.

YURDUM

Özler insan yurdunu, böyle candan sevdiğimi

Uçan kuşa, esen yelle, sordum durdum

Sorarım hep, baharı geldi mi, karları eridi mi

Mısra mısra, şiirlerime, düşen yurdum.

Tüter burnumda, dağların denizlerin

Silinmiyor işte, içimdeki hoş izlerin

Özğürlüğe hasret, kafesteki kuş misali

İşte ben de, seni öyle özlerim

Her esen rüzgarda kokun var

Kimi dağında bahar, kiminde kar

Bereketli toprakların, yer altı kaynakların

Toprağım, var mı ki senden başka sadık yar

Gece gelip rüyalarımı süslersin

Düşersin hayalime parça, parça yudum yudum

Sonrada süzülüp kaybolur gidersin

Kor kor ateş olup, yüreğime düşen yurdum

Mis gibi kokan, yemyeşil toprakların

Hatırladıkça, içimi kaplar hüzün

Varırım diye avunurum, ha bu gün, ha yarın

Dağlar, geçit vermiyor ki, birde yollar uzun

Burhan Akbaş

16 Nisan 2005

Almanya

Bir Seher Vaktinde.

Yaseminler göz kırparken ,doğacak güneşe.

Acar güz güleri yine ,sensiz ve sessizce.

Figan eyler bülbül ,sana bana delice.

Yarini bilinmeyen, bir seher vaktinde.

Yegane memleketimin, o güzel dağları.

Cıvıl cıvıl öten kuşları, uçsuz bucaksız ovaları.

Hele, eli öpülesi Ana’ları.

Öperiz elbet, kısmet ise bir seher vaktinde.

Şaha kalkmış revan atım.

Önümde yükselen dağlara baktım.

Sensiz yaşadığım yılara baktım.

Değişir diye, benim kara bahtım, bir seher vaktinde.

Gün sonrası, evin yolu görününce.

Akşam olup ta, çıralarım sönünce.

Hayalin gelip rüyalarımı bölünce.

Uyanmak isterdim seninle, bir seher vaktinde.

Şu yüce dağlar aman vermese de.

Içimdeki hasret, sönüp tükense de.

Sana varmaya, ömrüm yetmezse de

Fani dünya derim, ulaşırım elbet, bir başka yerde

Bir seher vaktinde.

Burhan Akbaş

11,01,2005

ELVEDA

Elveda , dünüm bu günüm, yarınlarım

Elveda, seni yaşamış, o güzel duygularım.

Kurtuluyorum, elveda, sensiz geçen yıllarım

Elveda, can dolu, sen sadece sen dolu sırlarım.

Elveda meyhaneci, elveda ağarmış saçlarım

Elveda, zihnimde silinmeyen, kara kaşların

Bak gidiyorum işte,durmuyor göz yaşlarım

Elveda darağacım, gitarım, işlemediğim suçlarım.

Elveda beni anlayamayan, ela gözlerin.

Elveda, içinde olamayacağımı anladığım kalbin

Aç elini yaradana, tüm umutlar olsun senin.

Elveda can, tatmadığım sevgi, doğmadan bitsin.

Elveda, seni bana hatırlatacak, tüm anılarım.

Elveda, beni ben eden, insani duygularım

Gidiyorum işte, ben ve bilinmeyen yarınlarım.

Elveda kefenim, sadık dostum, çile mezarım.

Elveda, içinde bulunduğun, özleyen yüreğim.

Elveda senden başka görmez, körlenmiş gözlerim.

Dertli bülbülüm, allı turnam, sevgi çiçeğim

Söz fani dünya, hoşça kal demeden, çekip gideceğim

Burhan Akbaş

09.02.2005

Almanya

Hani o gece ağladın ya !

Hani o gece ağladın ya !
Yıldızlara baktım yas tutuyordu.
Hani o gece, masum halin yüreğimi dağladı ya!
Dağlara baktım, boyun bükmüş hüzün doluyordu.

Hani o gece, gözyaşları döktün ya!
Dicle, Fırat’a baktım, akmaz olmuş duruyordu.
Hani o gece, suskunluğun vardı ya!
Evrene döndüm, her şey birbirine küskün duruyordu.

Hani o gece, acılarını anladım ya!
Doğaya baktım, kupkuru duruyordu.
Hani o gece, bana umut bağladın ya!
Denizler kabarmış, yer yüzünü yutuyordu.

Hani o gece,susup duygularından sıyrıldın ya !
Medeniyet ele ele vermiş, semah tutmuş dönüyordu.
Hani o gece, bana gülüşün var ya!
Tabiata baktım, sevgi dolmuş ardın sıra yürüyordu.

Burhan Akbaş

11.01.2005/Almanya

Ne yaptımsa fani kaldım.

Şu bir nefeslik ömürü

Doya doya soluyamadım

Senlik benlik körlüğünü

Hiç bir zaman anlamadım.

Şu dünyanın renklerine

Bakıp bakıp doyamadım.

Kültür denen bahçesinden

Bir gül alıp koklamadım.

Şu hayat denilen defterimi

Boş boş gezip karaladım.

Hayat yoluna ömrümü serdim

Karımca boyu yol alamadım.

Şu yaşamda bakiliği

Arayıp durdum bulamadım.

Para pul deyip durdum

Ne yaptımsa fani kaldım.

Burhan Akbaş

10,10.2005 Almanya

Kalbindeyim.

Bir gün ararsan beni

Ya olacağım karanlık gecede

Ya da bulursun beni ;

Sevgiyi anlatan, her hece de

Arama beni uzaklarda

Masmavi gözlerinle

Dökme dışarıya renklerini

Gözündeki, mavimsi denizdeyim.

Ne şu istasyondan kalkan, son tren

Ne limandan demir almış, şu gemideyim

Sen şu semalarda mehtap;

Bil ki bende, bende geceyim.

Sen büyük, bir deniz

Ben yunusum, denizlerdeyim

Uzaklarda ararsın beni

Ben ise, tam kalbindeyim.

Burhan Akbaş

23.09.2005 Almanya








SEZEN AKOLUK

29.10.88 Avusturya doğumlu, Avusturya da büyüme, şu anda lise sona gidiyorum ayrıca şiir yolunda adım atan bir kızım. Ortaokulu pek görülmeyen “MÜZIK” ağırlıklı olan bir okulda geçirdim ve de orda hem piyanoyu hem de gitar çalmayı öğrendim ve 1 sene öncede saz çalmayı öğrendim. Aslında müzik öğretmenliğiydi o dönemlerdeki düşüncem ama yapmak istediğim mesleği söylediğimde çok değişik gözlerle bakıldığımı anladığım zaman bu yönde kararımı değiştirip liseyi gene pek görülmeyen “TIP” lisesinde geçirdim. Onun dışın da “Psikolog” olmak istiyorum onun için onlara yardım etmek bana bir zevktir.. Şiir yazmaya iki yıl önce başlamıştım ama bunu şimdiye kadar kimseyle paylaşmamıştım.


BIKIYORUM

ne zaman mutlu olacağım bilemiyorum,
çok mutsuzum, bunu belli ettiriyorum,
hayat keyif vermiyor, bunu hissediyorum
aşkımdan da yavaş, yavaş bıkıyorum.

nedendir bu bıkkınlığım bilemiyorum,
çok sevmiştik birbirimizi, hatırlıyorum,
gül yüzünü ara sıra anımsıyorum,
seni çok ama çok özlüyorum.

özleminle yanıp kavruluyorum,
nasıl söner bu ateş bilmiyorum,
öleceğim hasretinden, bekliyorum
bitsin beklemeler; „BIKIYORUM“...

Sezen AKOLUK

Umudumu Yitirmedim
merak içinde bıraktın beni,
özlüyorum tenini – bedenini,
nasılda sevmişim ben seni,
bırakamam asla ellerini.

umudumu asla yitirmedim,
ne olduysa hep seni sevdim,
sevdiğim gibi terk edildim,
ama umudumu yitirmedim.
Sezen AKOLUK
2005-06-22 / 22:20 – 22:27

.. Emeğimin Karşılığı "Ayrılık" ..
Nasıl anlatsam sana olan hasretimi?
Nasil anlatsam burnumda tüttüğün günleri?
Nasıl anlatsam sana duyduğum yoğun hisleri?
Nasıl anlatsam uğruna şiirler yazdığım günleri?

Sana duygularımı anlatamam,
Bir gerçek var, saklayamam,
Nasıl oldu bu, kavrayamam,
Sana hiç ama hiç kıyamam.

Sen ağlama sakın ben ağlarım,
Her gece o günlerime yanarım,
Çok sevdik birbirimizi sanırım,
Ne oldu bize, sana sorarım?
Sorduğum soruya cevap vermedin,
Sen beni hiç ama hiç mi sevmedin?
Oysaki ben nasıl emek verdim,
Emeği bırak, gönlümü verdim!
Sezen AKOLUK
2005-07-01 / 22:38


.. BELKİ ..

Belki sana yazdığım son şiirimdir bu ,
Belki yarından sonra günüm yoktur benim,
Belki son haykırışlarımdır sana, hayata,
Belki de hayata yeni doğuşumdur benim.

Belki pişmanlık duyuyorsun yaptıklarından,
Belki çok özlüyorsun yanında olmadığımdan,
Belki her gün ağlıyorsun çektirdiklerinden,
Belki de dizlerine vurup yanıyorsun hayvanlığına.

Belki beni çok sevmiştin,
Belki sevgini gösterememiştin,
Belki ben anlayamamıştım,
Belki de yalandı senin bana olan aksin.

Belkilerle yaşıyorum sensiz gecen günlerimde.
Belkilerle savaşıyorum her günüm ve gecemde.
Belkilerle kurdum hayatimi bunca gecen senemde.
Belkilerle maruz bıraktın beni, yalanmışsın sen.

Sezen AKOLUK










.. Şükür Ediyorum Allah’ıma! ..
Sensiz bir diyarda geçiriyorum hayatımı
Huzur ve mutluluk olan bir diyar bu.
Düşünüyorum da, neymiş senle o günler ?
Şükür ediyorum, geçti o dönemler.

Üzüntü ve çileden başka bir şey tanıtmadın bana.
Şimdi bilmiyorum huzur denen şey nedir acaba?
İlk sevdiğimdi, bunu anlayamadın, yazık sana.
Şükür ediyorum, görmeyeceğim seni hayatim boyunca.

Şükür etmek gibisi yok bu zamanda,
Şükür ediyorum Allah’ıma, çabuk gösterdi yüzünü bana,
İyi rol yapmadın, ne mutlu bana
Beni dönmeme pahasına kaybettin, ne yazık sana.

SÜKÜR EDIYORUM ALLAHIMA!
Sezen AKOLUK
14.05.05 / 16:26

.. Mutluyum Seninle ..
Açılıp kapanıyor her gece gözlerim,
Bir özlüyor bir özlemiyor seni bu ellerim,
Bir geliyor gibi gidiyor sana olan hasretim,
Her gün çoğalıyor sana olan sevgim.

Yangına körükle gidiyoruz biz bu aşkta,
Korkmuyoruz kimseden Allah’tan başka,
Ekmeğimizi çıkarırız senle ben taştan,
Mutlu olalım yeter ki, istemem bir şey başka.


Sezen AKOLUK
2005-06-18

AYSEL ALTUNTAŞ

1968 Nevşehir Kalaba kasabasında doğdu. İlkokul mezunu. Evli Emrah ve Yasin adlı iki çocuğu var. Çok sayıda şiiri olan şair, hikaye ve roman da yazmaktır. Paye dergisinden 2 kez üçüncülük ödülü aldı. Anasam üyesi olup, Isparta Göller Bölgesi Yazar ve Şairler Derneğinden onur belgesi aldı.


ASKER


Bu güneş batar mı akşam olmadan,

Bu çiçek solar mı daha açmadan.

Akarsu kurur mu sele varmadan,

Bir yiğit ölür mü bağrında sevdasıyla...


Vatan kutsaldır yoktur bedeli,

Canla ödenir verilmez bir tek yeri,

Kan akar can ölür uğrunda,

Yoktur bu alemde Türk’ün dengi.


Canını verir bu vatana o yiğit,

Bağrında yanana vatan aşkıyla.

Gençtir toydur, deli akar kanı,

Gönlünde yanan vatan sevdasıyla.


Solmasın o yüzündeki şevkin,

Kararmasın o yüreğindeki sevgin.

Eğilmez başın yere, eminsin

Mevlam alırsa o canı bil ki Şehitsin.


AYSEL ALTUNTAŞ





BUGÜN


İçimde fırtınalar durdu bugün,

Gönlümün bülbülü sustu bu gün

Göz yaşım akarken dindi

Kendimde kendi öldü bugün.


Akşamın yıldızı kaydı bugün

Sabah güneşi battı bugün.

Gider yolumun önünden

Yolumu kapattı bugün.


Ateşler yanarken söndü bugün,

İçimde özüm gitti bugün.

Gönlümün bağları koptu,

Kader kalemini kırdı bugün.


İsmin dudağımdan düştü bugün

Kollarım yanımda kaldı bugün.

Hayalin hep karşımda,

Dizlerim kırıldı bugün.


Elimde çiçeğim soldu bugün,

Baharım kışa döndü bugün.

Hayat seninle güzeldi,

Ömrüm boşuna bitti bugün.


6.2.2003 AYSEL ALTUNTAŞ




BAYRAĞIM


Al rengin takılır gönlüme,

Mutluluğun zaferin ilk önünde gidene.

Törende, bağımsızlığın, coşkunun, heyecanın

Gururla taşınılan Bayrağım.


Kırmızı korlardan alınmış rengin,

Gökyüzünde hilaldir dengin.

Ak göğsüne yakışır pırıltılı yıldız,

Sana yakışır bu gök ve gökte sen yıldız.


Dünya bilir bir tek yıldız bir hilal,

Bütün tarihler seni yazar.

Sen dalgalan özgürce gökyüzünde,

Hudut boylarında namın var.


Bandonun sesinde senin sesin var,

Kalplere sığmaz bu şevk, bu heyecan

Kalk yer gök özgür Türk ayaklan,

Sana yakışır ancak bu şeref, bu şan.


Esirliğe gelmez bozgun olursun,

Saltanatı sevmez ebedi durursun,

Dünya ve kainatta bir ulusun,

Sen göndere çekilen ilk ve sonsun.


Karda, kışta bir selvi boysun,

Dağda, kışla da nöbet bekler durursun,

Askerime kol kanat, tek yürek olursun,

Şehidimin üzerine uzanan tek yorgansın.


2.5.2005 AYSEL ALTUNTAŞ

SOR

Bir gün olur da sorarsan beni,

Geçen günleri anar da dönersen geri,

Belki de bulamazsın eski yerimde

O zaman sor beni bir bilene

Eğer kalırsam senin döndüğünde.

Sitemimi sor ağladığım o yollara,

İsmini çağırırken sanki duruyordun karşımda,

Ağlarken göz yaşlarım senin için,

Damlıyordu sanki ayakların altına

Hasretinle bağladığın narin kalbim

Haykırıyordu sana boğula boğula

Umurunda değildi benim duygularım

Umut bile vermedin bekle gelirim diye

O gezdiğimiz yerlerde gez gizlice,

Bulursun ayak izimi kuytu yerlerde

Çağır bir kere ismimi orda

Duyarım inan sen beni görmesen de

Hasret kaldıydı o yerler senin sesine

Otur benim oturduğum banka

Muhakkak ismin yazılı orda

Çiçekler açardı senin yürüdüğünde

Şimdi kopar da sor benim halimi

Solar da boynunu eğerse yere

Benim halimdir senin gittiğinde

Üzülme eğer gelirse içinden

Acıma dayanamam geçen günler bende

Su içtiğin çeşme de içtimse bir yudum

Zehir oldu aktı bütün benliğime

Dikili taş çektiyse ilgini

İz oldu üzülme, yattığım yere.


8.7.2002 AYSEL ALTUNTAŞ



BIRAKIN


Bırakın beni ıssız bataklara

Bir şahan yel eser götürür

Bağlamayın kolun salkım saçaklara

Gönlüm esaret, aklım sahte düş olur.


Kırmayın kalbim bağlaması güç olur

Kırk ayna gibi kırk parçada.

Her biri ayrı görünümde

Çözülmesi güç yalan olur.


Çıldırtmayın uyanışın seyrinde,

Gönlüm kanaat gelsin sevginde

Yürümüyorsa ayaklarım zorlatma

Bırak ruhum gitsin seninle.


Koparmayın gülüm darbe gelir


Purchase this book or download sample versions for your ebook reader.
(Pages 1-16 show above.)